Forum Ana Sayfası  »  Genel Konular
 »  Kış Hastalıkları...

Yeni Başlık  Cevap Yaz
Kış Hastalıkları...   
(gösterim sayısı: 1.935)
Yazan Konu içeriği
[Hakkı ÇETİN]
Hakkı Çetin
Kullanıcı Resmi
Kayıt Tarihi: 23.02.2012
İleti Sayısı: 399
Şehir: İstanbul
Durum: Forumda Değil


E-Posta Gönder
Web Adresi
Özel ileti Gönder

Konu Tarihi: 11.03.2012- 11:32
Alıntı yaparak cevapla  



ZATÜRRE


Zatürre (pnömoni), akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bakteriler başta olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak meydana gelir.


Zatürreler tüm dünyada ve ülkemizde sık görülen ve en fazla ölüme neden olan hastalıklar arasındadır. Türkiye'de beşinci sıradaki ölüm sebebidir. Özellikle, bebeklerde, çocuklarda, yaşlılarda ve bilinen başka bir hastalığı olan kişilerde zatürreler daha ölümcül olabilmektedir. Dünyada her yıl 5 yaşın altında 10 ile 12 milyon çocuk zatürre nedeniyle ölmektedir. Bu ölümlerin %90'ı gelişmekte olan ülkelerde olmaktadır. Ülkemizde ilk 1 yaştaki bebek ölümlerinin %48'inden zatürre sorumludur.

Hangi yollarla bulaşır

Hastalık çoğunlukla, hastanın kendi ağız, boğaz veya sindirim kanalında bulunan mikropların akciğere ulaşmasıyla meydana gelmektedir. Normal durumlarda hastalığa neden olmayan bu mikroplar, vücut savunması zayıf düşmüş kişilerde zatürre oluşturur. Dolayısıyla zatürrenin ortaya çıkmasında bulaşmadan çok, kişinin vücut direncini kıran risk faktörleri rol oynar. Daha az sıklıkta da hasta kişilerden, sağlam kişilere doğrudan bulaşma görülür.

Zatürreye zemin hazırlayan grip ve benzeri viral solunum yolu enfeksiyonları ise çok bulaşıcıdır. Hapşırık ve öksürükle yayılabildikleri gibi, ağız ve burun salgılarıyla temas etmiş eller ya da bardak, mendil, kapı kolu gibi eşyalar aracılığıyla başka insanlara bulaşabilirler.

Yaşlılarda, KOAH, bronşektazi, akciğer kanseri gibi akciğer hastalıkları olanlarda, kalp hastalarında, kronik böbrek yetersizliği, diyabet hastalarında, sigara ve alkol kullananlarda, immun sistem yetersizlikleri (AİDS, lenfoma, lösemi vb) olanlarda, yutma güçlüğü yapan durumlar (çene, kas, sinir hastalıkları, tümörler, yemek borusu hastalıkları) söz konusu olduğunda zatürre riski artmaktadır.

Belirtileri

Zatürre önemli bir sağlık sorunudur. Erken teşhis edilmesi ve gecikmeden tedaviye başlanmasının ölümleri azalttığı bilinmektedir. Hastanın yakınmaları zatürreyle uyumlu ise genellikle yapılan muayene ve akciğer röntgenindeki bulgularla teşhis konulabilir. Gerekli durumlarda kan ve balgam tahlilleri yapılabilir.

Zatürre bazen grip, soğuk algınlığı ve bronşit gibi hastalıklarla karıştırılabilir. Zatürre hastalarında genellikle öksürük, balgam, göğüs ağrısı ve ateş beklenmekle beraber bazen atipik mikroplar dediğimiz özel bazı bakterilerin oluşturduğu zatürrelerde ateş olmadan sadece kuru uzun süren öksürük yakınması da olabilir. Bu nedenle soğuk algınlığı diye düşünülen durum birkaç günde toparlamıyor ise mutlaka bir hekime görünmek uygundur. Ayrıca sigara içen özellikle 40 yaş üzeri hastalarda zatürrenin, pür zatürre olduğundan emin olunmalı, küçük bir bronş tıkayıcı lezyonun etrafında gelişen bir zatürre olması olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Uzman hekim tarafından gerekli görülürse tomografi çekilerek durum netleştirilmelidir.

Tedavisi


Zatürre genellikle evde tedavi edilebilir. Ağır vakaların, yaşlı hastaların, oksijen tedavisi veya yoğun bakım desteği gerektiren hastaların hastaneye yatması gerekir. Tedavi hastaya göre değişir. Tedaviye erken başlandığında sonuçlar yüz güldürücüdür. Ancak, tanı ve tedavisi gecikmiş, ağır zatürre hastalarında ölüm riski yüksektir.

Ne yapmalı

Zatürreden korunmak için zatürre oluşumunu kolaylaştıran olumsuz faktörler düzeltilmelidir. Bu amaçla kronik hastalıkların uygun şekilde takip ve tedavisi, vücut direncini düşüren etkenlerin düzeltilmesi, uykusuzluk ve stresten kaçınma, dengeli beslenme, kronik hastalıkların tedavi ve takibinin uygun ve düzenli yapılması, barınma koşullarının hijyenik olmasının sağlanması, alkol, tütün ve ilaç bağımlığının kontrolü gerekir.

Grip salgınları sırasında zatürre daha sık görülür. Bu durumlarda özellikle riskli grupta yer alan kişilerin kalabalıkla temasın azaltılması, maske kullanılması korunma için yapılan önerilerdendir.

Zatürre açısından risk grubundaki bireylerin zatürreye karşı bağışıklılığının artırılmasına yönelik olarak, beş yılda bir zatürre aşıları (pnömokok aşıları) ile yıllık grip aşıları zatürreden korunma açısından etkilidir.

BRONŞEKTAZİ


Bronşektazi, nefes borusundan akciğerlere havayı ileten bronşların dallarında (2mm'den geniş çaplı olan bronşların) duvar harabiyeti nedeni ile geri dönüşümsüz genişleme olarak tanımlanır.

Hangi yollarla bulaşır

Genellikle önceden geçirilmiş akciğer enfeksiyonları bu hastalığa neden olur. Özellikle çocukluk çağında ağır geçirilen kızamık, boğmaca; bunun dışında geçirilen zatürre, akciğer tüberkülozu sonrasında akciğerlerin o bölümünde bronşlarda genişleme, bronş duvarında bozulma olur. Enfeksiyon hastalıkları dışında bronşlarda daralma veya tıkanmaya neden olan her türlü hastalık, tıkanan bölümün arkasında yine enfeksiyona yol açarak bronşektazi gelişimine zemin hazırlar.

Belirtileri


Öksürük ve balgam çıkarma en sık görülen bulgudur. Öksürüğün şiddeti ve balgamın miktarı bronşektazinin yaygınlığına (akciğerin ne kadarını tuttuğuna) ve bronşektazinin tipine göre değişir. Genişlemiş ve yapısal özelliklerini kaybetmiş bronşlar akciğerin savunma sistemini zayıflatarak sık sık enfeksiyonlara neden olurlar. Bu bozuk alana mikropların yerleşmesi kolay olacağından bronşektazisi olan kişiler akciğer enfeksiyonlarına sık yakalanırlar. Özellikle sonbahar ve kış aylarında diğer insanlarda basit üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açan virüs ya da bakteriler, bronşektazi hastalarında akciğer enfeksiyonlarına sebep olur.

Tedavisi

Bilgisayarlı tomografide bronşektazik değişiklikler her iki akciğerde yaygın olarak görülüyorsa, ilaç tedavisi ve akciğerleri korumaya yönelik tedbirler uygulanır. Bu hastalarda enfeksiyon ataklarının olduğu dönemlerde antibiyotikler mutlaka kullanılmalıdır. Bunun dışında balgamı sulandırıcı ve rahat balgam çıkarılmasını sağlayan şuruplar, balgamla kanama varsa istirahat ve kanamaya yönelik tedaviler uygulanmalıdır.

Ne yapmalı

Öksürükle kanama olduğunda hasta sıcak bir şey yiyip içmekten kaçınmalıdır. Bronşektazi hastalarının takibi çok önemlidir. Kalıcı bir hastalık olmasına rağmen, iyi bir tedavi ile enfeksiyon atakları azaltılabilir ve ilerlemesi engellenebilir; ayrıca hastanın yaşam kalitesinin düşmemesi çok önemlidir. Hastanın Göğüs Hastalıkları Uzmanı takibinde olması, sigara içmemesi, grip aşılarını ve zatürre aşılarını düzenli yaptırması gereklidir.

KOAH ALEVLENMESİ

KOAH atağı ya da alevlenmesi; KOAH lı kişinin, öksürük sıklığında artış, balgam renginde koyulaşma, miktarında artma ve nefes darlığında ağırlaşma ile tanımlanır. Kış ayları, KOAH hastalarının akut atak geçirdikleri mevsimdir.

KOAH, ismini "Kronik obstrüktif akciğer hastalığı" kelimelerinin baş harflerinden alır.Obstrüktif kelimesi tıkayıcı anlamındadır ve bu hastalıkta nefes borularının (bronşların) tıkandığını göstermek için kullanılır. O halde KOAH ı,Uzun süredir bronşlarda tıkanmaya neden olan bir hastalıktır; şeklinde tarif edebiliriz. Bu hastalığın en kötü yanı, bronşlarda oluşan tıkanmanın bir daha düzelmemesi ve tedavi olunmazsa hastalığın sinsice ilerlemesidir. Hastalığın en önemli nedeni sigara bağımlılığıdır.

KOAH alevlenmelerinde en sık neden, solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının arttığı kış ayları, KOAH hastalarının akut atak geçirdikleri mevsim olup, ağır KOAH hastalarında hekime başvurulmakta gecikilirse hayati tehlike söz konusu olabilir. Hastane yatışları ve solunum yetersizliği ile yoğun bakım ünitelerine yatışlar da kış mevsiminde ciddi oranda artmaktadır.

Hangi yollarla bulaşır

Sigara dumanı ile nefes borularına ve hava keseciklerine zararlı gazlar ve maddeler dolar. Yıllar geçtikçe bu zararlı gazlar ve maddeler bronşların ve hava keseciklerinin yapısını bozmaya başlar. Bunun sonucunda bronşların hastalanmasıyla tıkayıcı bronşit hava keseciklerinin harabiyeti ve parçalanması ile amfizem ortaya çıkar. İşte KOAH adı altında bu iki hastalık yer almaktadır. Sigara içimi ile hem bronşlarda tıkayıcı bronşit hem de amfizem gelişir. Akciğerlerde ortaya çıkan bu tıkanıklıklar ve bozulmalar sonucunda kana oksijen geçişi azalır ve vücudun oksijensiz kalması ile pek çok ciddi rahatsızlıklar doğar. KOAH alevlenmelerinde önemli bir neden hava kirliliğidir. Kış aylarında ülkemizde son yıllarda alınan önlemlerle 20-25 yıl öncesine göre kısmen gerilemiş olsa da, SO2 ve partikül düzeyleri halen uluslar arası standartlar ve son zamanlarda güncellenen Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliğinin belirlediği sınırların üzerinde seyretmektedir. Dolayısıyla kış aylarında KOAH hastalarının akut alevlenmesi dediğimiz öksürük, balgam nefes darlığı yakınmalarında artış olmasının bir sebebi de hava kirliliğidir.

Belirtileri


Öksürük sıklığında artış olur. Balgam renginde koyulaşma, miktarında artma vardır. Nefes darlığında ağırlaşma söz konusudur.

Tedavisi

KOAH hastalığının kesin teşhisinde solunum fonksiyon testi yapılır. Bu çok kolay uygulanan bir testtir. Derin bir nefesle alınan hava solunum test cihazının borusu içinde çok hızlı bir şekilde üflenir. KOAH'ın erken teşhisi için solunum fonksiyon testleri yapılması günümüzde ve tüm dünyada kullanılan en geçerli yöntemdir. Bu hastalığın tedavisi için sigaranın bırakılması, tozlu ve dumanlı ortamlarda bulunmamak ve düzenli ilaç tedavisi gerekir. KOAH tedavisinin temelini sigaranın terk edilmesi oluşturur. Sigara bırakıldığı zaman bronşlardaki ve hava keseciklerindeki bozulmaların şiddeti de yavaşlar.

Çok ağır KOAH lı hastalar sürekli olarak günde en az 15 saat oksijen kullanmak zorundadırlar. Kanda oksijen seviyesi tehlike sınırının altına inmiş olan hastaların uzun süreli oksijen tedavileri hem şikayetlerini azaltacaktır hem de yaşam kalitelerini artıracaktır. Çünkü KOAH da ortaya çıkan sorunların önemli bir bölümü, vücudun yeterince oksijen almamasından kaynaklanır. KOAH alevlenmesinde ayrıca uygun dozda antibiyotik balgam yumuşatıcı ilaçlar ve ağır KOAH olgularında hekim gerekli görürse hastaneye yatarak tedavi uygun olabilir.

Ne yapmalı

Yapılabilecek kadar egzersiz yapılmalıdır. Sürekli oturmak ve egzersizden kaçınmak kasları güçsüzleştirir ve nefes darlığını artırır. Ağır egzersizlerden (ağır yük taşımak, bahçede çalışmak gibi) kaçınılmalıdır. Soğuk ve hava kirliliğinin fazla olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalıdır. Sık aralıklarla ve her öğünde az miktarda yeme alışkanlığı kazanılmalıdır. Yiyecekler daha çok sulu gıdalardan (çorba, sulu sebze yemekleri) oluşmalıdır. Katı ve ağır yemekler sonrasında nefes darlığı artmaktadır. Hazımsızlığa ve gaz şikayetlerine neden olabilecek yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Bol sıvı (su, asitsiz meyve suları, bitkisel çaylar) tüketilmelidir. Kilosu fazla olan hastaların şikayetleri de o kadar çok artacaktır. Kilolu hastaların fazla kilolarını azaltmak için çaba göstermeleri gerekir. Bunun için yağlı, tatlı ve unlu yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Her yıl sonbaharda grip aşısı yaptırılmalıdır. Grip salgınları döneminde kalabalık yerlerde bulunulmamalıdır. Enfeksiyon hastalıklarından korunmak için yanaktan öpüşme alışkanlığı terk edilmelidir. Grip ile birlikte hastalık bir anda şiddetlenir, şikayetler ağırlaşır ve genellikle hastaların hastanede yatırılarak tedavileri gerekir. Solunum egzersizleri yapılması uygundur.


SİNÜZİT

Burun etrafında ve yüzde bulunan, yaklaşık 20 kadar içi hava ile dolu olan boşluğun bakteriyel ve iltihaplı hastalığıdır. Kabaca; akut (2 haftadan kısa), subakut (2-6 hafta arası) ve kronik (6 haftadan uzun süren) olarak değerlendirilir. Bu ayrımın sebebi, hastalık oluşum mekanizmasının ve dolayısıyla tedavinin farklı olmasından kaynaklanmaktadır.

Hangi yollarla bulaşır

Sinüzitin kendisi bulaşıcı olmamakla beraber akut sinüzite sebep olan üst solunum yolu enfeksiyonları genelde viral oluğu için bulaşıcı olabilir.


Belirtileri


Üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben, burun tıkanıklığı, sarı ve bazen yeşil renkli akıntı, balgam, öksürük ve yüz ile baş bölgesinde dolgunluk olarak kendisini gösterir. Halk içinde yaygın bilinenin tersine sinüzit her zaman baş ağrısı yapmaz.

Tedavisi

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisi ve/veya önlenmesi sinüzitin ilk engellenme yoludur. Burun akıntısını azaltacak spreyler, öksürüğe engel olacak haplar ve şuruplara ek olarak, sürecin uzunluğuna göre seçilecek bir antibiyotik tedavinin 3 önemli ayağını oluşturur. İlaç tedavisine cevap vermeyen kronikleşmiş sinüzitlerde cerrahi girişim gerekebilir.

Ne yapmalı

Bol sıvı alımı, varsa sigara ve benzeri tütün ürünlerinin kısıtlanması, çay, kahve ve alkol alımının azaltılması önemlidir. Yaygın bilinen haliyle ıslak saçla dışarı çıkmamak hem korunmada hem de tedavide vurgulanması gereken bir unsurdur.

GRİP


ST solunum yollarında meydana gelen viral bir hastalıktır. Influenza A, Influenza B ve Influenza C virüsleri gribe neden olur.

Hangi yollarla bulaşır

Çok yüksek bulaşıcı özelliği sebebiyle kısa sürede büyük kitlelere yayılabilir (epidemik salgınlar). Hatta bazı durumlarda ülkeler ve kıtalar arasında dahi yayılmalar olabilir (pandemik salgınlar). Solunum yoluyla, nefes alıp verme sırasında, solunan havada asılı kalan damlacıklar yoluyla bulaşır. Kış aylarında daha sık görülür.

Belirtileri

Üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başlar. Boğaz ağrısı, burun akıntısı ve tıkanıklığı, öksürük, kolda ve bacaklarda yaygın ağrı, halsizlik ve ateş başlıca belirtileridir. Yetişkinlerde ateşin eşlik ettiği tüm soğuk algınlığı vakalarında akla gelmesi ve ihbarı mecburi bir hastalıktır. İleri durumlarda, özellikle yaşlılarda ve altta yatan ciddi hastalığı olan gruplarda (kronik akciğer hastalıkları, kalp yetmezliği ve diyabet gibi) zatürre veya benzer bakteriyel komplikasyonlar (yan etkiler) görülebilir.

Tedavisi

Bu hastalık, bakteriyel bir hastalık olmadığından tedavisi antibiyotiklerle mümkün değildir. Kuluçka süresi 2-3 gündür. Kış başında uygulanacak aşı ile koruyuculuk, en azından riskli gruplarda artırılmalıdır. Hastalığı erken tespit etmek ve şikayetlere yönelik tedavi ile iyileşme sağlamak esastır. Grip için tedavide kullanılacak kesin bir ilaç henüz yoktur.

Ne yapmalı

Salgınlar sırasında sık sık el yıkama, kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durma, bu tür yerlerin havalandırılması ve hastalıklı bireyin iş-okul ortamından uzak tutulması büyük önem arz eder.


FARENJİT


Anjin olarak bilinen boğaz bölgesinin -genelde- viral enfeksiyonlara bağlı hastalığıdır. Diğer tüm üst solunum yolu viral enfeksiyonları ile benzer özellikler taşır.

Hangi yollarla bulaşır

Diğer tüm üst solunum yolu viral enfeksiyonları gibi solunan havada asılı kalan damlacıklar yoluyla bulaşır.

Belirtileri

Boğaz ağrısı ön planda hakimdir. Buna halsizlik, ateş ve yutkunurken ağrı da eşlik edebilir.

Tedavisi

Tedavi, genelde şikayetlerin rahatlatılmasına yöneliktir. Gargara kullanımı, ağrı kesici ve ateş düşürücülerle 4-5 gün içerisinde bağışıklık sistemi sayesinde tam iyileşme sağlanır. Antibiyotik kullanımını gerektiren bademcik iltihabından ayırt edilmesi önemlidir.

Ne yapmalı

İstirahat edilmelidir. Bol sıvı alımı çok önemlidir. Hastalıklı bölgeyi rahatlatacak sıcak içecekler de tüketilmelidir.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Op. Dr. Mehmet Erem

BILGI EGITIM SITESINI GÖRMEK IÇIN TIKLA

http://www.bilgiegitim.com
0212 291 72 02 - 0212 572 34 00
__________________

Bu ileti en son hakki tarafından 11.03.2012- 11:36 tarihinde, toplamda 2 kez değiştirilmiştir.

Yeni Başlık  Cevap Yaz



Forum Ana Sayfası  »  Genel Konular
 »  Kış Hastalıkları...
-- Telif Bilgisi -

Yukari

  • Online
  • : 11
  • Bugun Tekil
  • : 446
  • Bugun Cogul
  • : 1.600
  • Dun Tekil
  • : 939
  • Dun Cogul
  • : 4.518
  • Toplam Tekil
  • : 114.626
  • Toplam Cogul
  • : 503.388